M.Ö. 4000 yıllarından itibaren yerleşim bölgesi olduğu bilinen Uşak, 15 Temmuz 1953
tarih ve 6129 sayılı kanunla il durumuna getirilmiştir. XI. yy'da bölgeye gelen
Türkler, kente "Uşşak" diyorlardı. Uşşak kelimesi iki ayrı anlama gelmektedir. Birincisi
"oğul, çocuk, torun", diğeri ise Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde belirttiği
gibi "Aşıklar Diyarı"dır.
Uşak Türkiye'de ilk sanayi kuruluşlarının ortaya çıktığı yörelerimizden biridir.
Öteden beri ticarete yatkın, müteşebbis bir ruh taşıyan, Uşak'lı ticaret erbabı,
1905 yılında ilk iplik fabrikasını hizmete açmıştır. Bunu 1910 yılında 2 adet iplik
ve şayak fabrikaları izlemiştir. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına
göre, yün ipliği üreten ve dokumacılığı yapan 13 kuruluşun 3'ü Uşak'tadır. 20.yy
başlarında Türkiye'de çok az sayıda fabrika olduğu düşünülürse, Uşak'ta kurulan
ve yaşatılan fabrikaların önemi bir yana, Uşak'lı müteşebbislerin karakteristiği
de ön plana çıkacaktır.
1923 yılında Ticaret ve Sanayi Odası'nın kuruluşuyla dağınık bir durumda bulunan tacir ve sanayiciler bir çatı altında toplanmışlardır.
1926 yılında Türkiye'nin ilk şeker fabrikası hizmete açılmıştır. Bu fabrikanın en karakteristik özelliği, Türkiye'nin ilk çok ortaklı özel sektör kuruluşu olmasıdır. İşletmeye açıldıktan bir süre sonra, işletme sermayesi sıkıntısı nedeniyle fabrika, Atatürk'ün talimatıyla devletleştirilmiştir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'nin sanayileşme hamlesine önderlik eden Uşak, bu görevine zaman içinde de devam etmiştir. Ferdi teşebbüslerden ziyade kollektif çalışmaların, yani emek, bilgi, tecrübe ve sermaye konularında yapılan işbirliğinin önemine inanan Uşaklı işadamları, özellikle deri ve tekstil sanayilerinde çok büyük başarılara imza atmışlardır. Örneğin, halihazırda iç piyasada tüketilen zig derinin %60'ı, gazlı sargı bezinin %95'i, peluş battaniyenin %85'i Uşak'ta üretilmektedir.
Halıcılık, yörenin en eski geçim kaynaklarından biridir. Ekonomik konjonktürdeki dalgalanmalardan doğrudan etkilenme özelliğine sahip olan kilim ve halıcılık sektörü, dolaylı ihracat hariç olmak üzere, yıllık 5 milyon dolar civarında ihracat gerçekleştirmektedir.
II. Dünya savaşı yıllarında pamuklu kumaş dokuyan kamçılı el tezgahlarının kurulduğu görülmektedir. Zamanla otomatik dokuma tezgahlarına geçilmesi ile Uşak'ta dokuma sanayi de gelişme göstermiştir. Yatırım teşvik kanunlarının yürürlüğe girmesiyle, yeni teknolojiler transfer edilmiş olup, özellikle pamuklu gaz idrofil, montluk bez, mermerşahi, muşamba alt bezi, pamuklu kumaş gibi ürünler, 15.000 adedin üzerindeki pamuklu tezgahlarında imal edilmeye başlanmış ve ülke ihtiyacının çok büyük bir bölümü karşılanmaya başlamıştır.
Halıcılık sektörünün temel girdisi olan yün ipliği imalatı Avrupa'da 18. yy'da ortaya çıkan sanayileşme hareketinden etkilenmiştir. Daha önceleri ilkel yöntemlerle imalat yapan iplik sanayi, bugün 100'e yakın iplik fabrikasında, yeni teknolojiler kullanılarak ve yıllık 50.000 ton/yıl kapasite ile üretim yapmaktadırlar.
Yün ipliği üretiminin artmasına bağlı olarak yeni bir sanayi dalı ortaya çıkmıştır; kilim ve battaniye imalatı. Teşvik tedbirleri ile yatırımları hızlandıran Uşak'lı sanayiciler, pelüş battaniye imalatını da gerçekleştirmişler ve Türkiye çapında bir kariyere sahip olmuşlardır.
Halıcılık sektörünün temel girdisi olan yün ipliği ticareti yapan Uşak'lı iş adamları, yapağı yerine yünlü deri almaya başlayınca, yörede dericilik tali bir sanayi dalı olarak ortaya çıkmıştır. 1950'den sonra hızla gelişme gösteren deri sektörü, dünya pazarlarına girerek Uşak'ın gurur kaynağı olmuştur.
Sulanabilir arazinin az olması nedeniyle kuru tarım yaygın olarak yapılmaktadır. Hububat ekimi birinci sırada olup, bunu baklagiller ve endüstriyel bitki üretimi izlemektedir. İl sınırları içinde gerçekleşen üretim, yine il sınırları içinde tüketilmektedir.
Hayvancılık önemli bir gelir kaynağı olup, genelde mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır.
Toplam yüzölçümünün %40'ı orman sahası olup, meşe, karaçam, kızıl çam, palamut meşesi, dişbudak, ahlat, karaağaç, çınar ve ardıç, yaygın ağaç türleridir.